Rehber Kitaplar için tıklayınız!


HABERLER
 
Sığınma Evleri Animasyon Filmi

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Filmin orijinal halini indirmek için tıklayınız!
 
Proje Kapanış Filmi

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Filmin orijinal halini indirmek için tıklayınız!
 
 
 
 
 
 
   
İsveç İnceleme Gezisi
 


Kadın Sığınmaevleri Projesi’nin İsveç İnceleme Gezisi 15-18 Aralık 2008 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Avrupa Birliği ülkelerindeki kadına yönelik şiddetle mücadele uygulamalarını yerinde görmek amacıyla planlanan inceleme gezisine Bakanlık yetkililerine ilaveten Proje kapsamındaki illerden Antalya, Eskişehir, Gaziantep ve İstanbul’dan temsilciler katıldı.

İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nden Proje uygulamalarından sorumlu Dış İlişkiler ve Projeler Daire Başkanı Murat Zorluoğlu ile Şube Müdürü Ekrem Canalp, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Siyasi İşler Dairesi Başkanlığı AB Uzmanı Pınar Tanlak, Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Sanem Albayrak, Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Merkezi üyesi Serap Yılmaz, Eskişehir Odunpazarı Belediyesi Belediye Başkan Yardımcısı Saffet Çelen, Eskişehir Demokratik Kadın Platformu üyesi, Nergis Uygun, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Muhtar Akyol, KA-MER Gaziantep üyesi Müberrah Füsun Yılmaz, Zeytinburnu Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü Sami Ünlü, Gülyurdu Kadın Derneği Başkanı Gülşen Aytaç’tan oluşan inceleme heyetine Kadın Sığınmaevleri Proje Koordinatörü Nazik Işık ile Proje Asistanı Neşe Savaş eşlik etti.

3,5 gün süren gezide ziyaret edilip yetkililerinden bilgi alınan kuruluşlar şunlardı:

  • Uppsala Üniversitesi Hastanesi Kadına Yönelik Erkek Şiddeti Bilgi Merkezi (Poliklinik, rehabilitasyon, eğitim ve bilgi/araştırma merkezi)
  • Stockholm Belediyesi Kadın Kriz Merkezi (Sığınmaevi)
  • Kvinnors Nätverk (Kadın Ağı; İsveç Kadın Sığınmaevleri Ağı)
  • İsveç Türk Kadın Federasyonu
  • Elektra (Gelenek baskısı altındaki genç kızlara ve genç erkeklere destek örgütü)
  • Terrafem  (Kadın Sığınmaevi, genç kadınlar sığınmaevi, danışma merkezi ve sığınmaevi sonrası konut hizmeti))
  • Stockholm Şehir Mahkemesi
  • ROKS  (Kadın sığınmaevleri ve danışma merkezleri arası işbirliği ve hizmet ağı)
  • Alla Kvinnors Hus (İsveç’teki en eski Kadın Sığınmaevi)
  • Stokholm Polis Müdürlüğü Batı Stokholm Polis Müdürlüğü ve Kadına Yönelik Aile-içi Şiddetle Mücadele Projesi

 

İZLENİMLER

Murat Zorluoğlu
Dış İlişkiler ve Projeler Daire Başkanı
İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü

“İsveç inceleme gezisi, kadına yönelik şiddetle mücadelede başarının ancak merkezi yönetim, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının etkin işbirliği ile sağlanabileceğini somut olarak göstermiştir.”

Nazik Işık
Kadın Sığınmaevleri Projesi

“1990’lardan başlayarak Avrupa’da çeşitli ülkelerde kadın danışma merkezleri ve sığınmaevlerini görüp incelemiş olmama rağmen, İsveç’e ilk kez bu inceleme gezisi ile gittim. Geziden yeni bilgiler edinme açısından çok yararlandım.  Hazırlık aşamasında kadın danışma merkezleri ve sığınmaevlerini görmeye, belediyeler ve kadın kuruluşlarının birlikte çalışmalarına yoğunlaşmak istemiştik. Proje ekibi olarak bunu başarmaktan dolayı çok memnunuz. Bakanlık ve Proje ekibi olarak, incelediğimiz kuruluşlardan gelenek baskısı altındaki gençlerle çalışan Elektra’yı Türkiye’ye davet etmek istiyoruz. Bu, beklenmedik bir sonuç ve bizim için özel bir kazanıma dönüşebilir gözüküyor. Katılımcıların olumlu izlenimleri organizasyondan sorumlu olmamız nedeniyle bizi ayrıca memnun etti. Organizasyon elbette katılımcılarımızın katkıları ile başarılı oldu. Benim için en önemli, en memnuniyet verici husus, İçişleri Bakanlığı, Belediyeler ve Belediyelerin yerellerinden gelen kadın örgütleri temsilcileri arasındaki uyum, diyalog ve güvenli ilişkilere tanık olmaktı. Bu seyahat süresindeki rahatımız açısından da, gelecekte ihtiyacımız olan işbirliği açısından da bir şans oldu. Proje’den bekleneni başaracağımıza güvenimi artırdıkları için tüm katılımcılarımıza Proje ekibi adına teşekkür ederim. ABGS’ne de, inceleme gezisine doğrudan katılımları için ayrıca teşekkür ediyorum.”

Saffet Çelen
Odunpazarı Belediyesi Başkan Yardımcısı

“Kadının insan haklarının korunmasına katkıda bulunacak ve şiddete uğrayan kadınlara yeterli korumayı sağlayacak sığınmaevleri hakkında, İsveç gezisinde, her şeyden önce sistemin çalışma esasları ve yöntemleri ile birlikte, ne, nasıl,i nerede yapılacak sorularının cevabını aldık. İkinci olarak, yerel yönetimler, STKlar ve merkezi yönetim arasında koordinasyon ve işbirliği ile gerçekleştirildiğinde, amaca ulaşılabileceğinin izlenimini aldım. Ek olarak, tüm bu süreçte eğitimin en nemli unsur olacağını düşünüyorum; insan hakları, kadın-erkek eşitliği, cinsiyet ayrımcılığı yapmama gibi konularda eğitimler... Son olarak, geziyi planlayan, düzenleyen, kısaca emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ve başarılar dilerim.”

Muhtar AKYOL
Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi

“İsveç çalışma gezisi, Kadın Sığınma Evleri ile ilgili yapılacak olan uygulamalarda bize ışık tutacak harikulade bir gezi oldu. Teşekkür ederim.”

 

Nergis Uygun
Eskişehir Demokratik Kadın Platformu üyesi

“Diğer ülkelerde sığınma evlerinin nasıl işlediği konusunda yeteri kadar bilgi ve belgeye sahip değildik. Doküman bulmakta çok sıkıntılar çekiyorduk. Bu gezi sayesinde oldukça çok bilgiye ulaştım. İsveç’te 160 kadın sığınma evi varmış. 9 milyon nüfusu olan bir ülke ile 70 milyonluk ülkemizi karşılaştırdığımızda daha yolumuzun çok uzun olduğunu gördüm. Kadına yönelik şiddetin din, dil, ırk ve ekonomi gözetmeksizin, erkek egemen sistemde hep var olduğunu "kitap diliyle" söylerdim. Bu gezide tahlilimizi doğrulamış olduk. Kadın kurumlarına belediyeden, miras fonundan ve devletten gelen ekonomik desteklerin çok yararlı olduğu ve ülkemizde de bu tür uygulamaların olması gerektiğini düşünüyorum. Polis içerisindeki; şiddet mağduru kadın ve çocuklarla görüşme yapılacak personelin bu konuda eğitim almış ve "kadın bakış açısına sahip" kadınlardan seçilmiş olması ayrıca bir anlam taşıyordu.”

Pınar Tanlak
AB Uzmanı
Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Siyasi İşler Dairesi Başkanlığı

“Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’nde 2001 yılından beri Siyasi İşler Dairesinde görev yapmaktayım ve görev alanımız içerisinde yer alan siyasi kriterlerin en önemli konularından biri olan kadın hakları konusunda “Shelter for Women” projesi bu alanda programlamasını yaptığımız ilk proje. İsveç gezisi bana kadın haklarının siyasi kriterlerden ve bir AB projesinden öte daha somut bir sorun olduğunu ve toplumların ne kadar refah düzeyleri, sosyo kültürel yapıları farklılıklar gösterse de temelde esas sorunun kadına karşı işlenen psikolojik ve fiziki şiddet olduğunu gösterdi. İsveç’te görüştüğümüz birçok kurumda bu sorun ve sistem aslında bizim ülkemizde de aynı dediğimiz birçok benzerlikler gösteriyordu. İsveç ziyaretinde beni en çok etkileyen toplumun kadın hakları konusunda bilinçlendirilmesini sağlamak için özellikle okullarda erkek öğrencilere eğitimler verilmesi ve onurlu davranış ilkelerinin anlatılması oldu. Toplumda kadının korunmasının yetmeyeceği esasen bu sorunun temeline inilmesi ve özellikle erkeğin ve toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha anladım. Umarım ileriki dönemde bu alanda projeler üretip gençlerimizi daha iyi eğitebiliriz. İkinci önemli konuda kadınların sığınma evlerinde toplumdan soyutlanmadan yaşamını sürdürmesi konusuydu. Sığınma evleri kadınları duygusal anlamda destekleyen ve azalmış öz güvenlerini tekrar kazanmalarını sağlayacak yerler olmalıydı. Sığınma evleri kadınları tekrar topluma kazandıran ayaklarının üzerinde kalmalarını sağlayan kurumlardı. Kadın sığınma evlerinde kalan kadınların çocuklarını ve ailelerini de göz önüne almalıydık. Bu gezi sadece sığınma evlerinin binasını, tefrişatını değil yönetimini, kurallarını ve kadınlara ve çocuklara yönelik neler yapmamız gerektiği sorularını da detaylıca düşünmemize yardımcı olan bir gezi oldu ve bence hepimize mesleki anlamda çok şey kattı.”

Füsun Yılmaz
KAMER Vakfı Gaziantep Şube Temsilcisi

“Yaklaşık iki buçuk yıldır kadın çalışmasının içindeyim. Bu gezide kurumsal olarak ne kadar doğru bir yerde olduğumuzu bir kez daha anladım.
Dünyanın neresine gidersek gidelim kadına yönelik şiddet yaşanıyor ve kadına yönelik yapılan her türlü saldırının  toplumsal bir sorun olduğu kesin. Ancak toplumsal duyarlılığın İsveç’te bu kadar yaygın olmasının,  kurumsal işbirliklerinin bir sonucu olduğunu yerel mekanizmalarla STK’ların uyum içinde çalışmalarının sonucuydu.
Sorunlara şiddetin kaynağından yaklaşılması, erkeklerin bu konuda bilinçlendirilmesi ve bu bilincin alanda koordineli bir şekilde yaygınlaştırılmasının toplum duyarlılığının hızlanmasına neden olduğunu bir kez daha fark ettim. Sığınma evlerinde kadınların toplumdan koparılmadan barındırılmasının kadının içinde bulunduğu durumdan daha çabuk kurtulacağını ve özgüvenini kaybetmeden sorunlarıyla mücadele edebilmeyi hızlandıracağı kanısındayım; ancak ülkemizde namus cinayetlerinin yaşandığını düşündüğümde böyle bir çalışma içine girmek için daha çok yol kat etmemiz gerektiğini ve bunun içinde biz sivil toplum kuruluşları olarak herkesin görevini yapması noktasında daha fazla çalışıp işbirlikleri geliştirmek için ısrarlı olmaya devam etmemizin önemini, toplum duyarlılığı için hiçbir fedakarlıktan kaçınmamamız gerektiğini ve bir gün mutlaka dönüşümün olacağını anladım.
Yabancı diller konusundaki çalışmalarda beni çok etkiledi. Yaşadığımız deneyimlerden biliyorum ki gerçekten doğu ve güneydoğu illerinde dil ciddi bir sorun. Böyle önemli bir sorunun görmezden gelinmemesinin gerekliliğine inanıyorum.”

Sanem Albayrak
Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı

“Öncelikle Türkiye’nin aslında bu konuda çok da geri olmadığını ve devlet politikamızın kadın ve çocuklara yönelik koruyucu ve önleyici yönde olumlu çalışmalar içerisinde olduğunu görmüş olduk.
aslında şiddetle mücadelenin tek başına devletin ya da tek başına STK’ların işi olmadığını ortaklaşa çalışarak çok daha başarılı olunabileceğini gördük.
Toplum olarak aslında kadın sığınma evlerinin sayısını çoğaltmaktansa toplumsal bilinci arttırıp şiddeti önlemek ve şiddet mağdurlarının sayısını azaltmanın asıl hedefimiz olduğu bir kez daha perçinlendi.
Son olarak akran eğitimine daha fazla öncelik vermemiz gerektiğini öğrendik. Şiddet gören ve sonra kendini toplayıp hayata tek başına mücadele edebilen kadınların yeni şiddet mağdurlarına öncülük etmesi çok büyük bir önem taşıyor.
Erkeklerin şiddetle ilgili  eğitimlerinin ne kadar önemli olduğunu da vurgulamak istiyorum.”

Geziden Fotoğraflar